Yorum: Lisa De Jong - Yağmur Yağarken (Rains #1)

8/27/2015 01:47:00 ÖS



Sayfa Sayısı: 
400
Baskı Yılı: Temmuz 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: GO! Kitap
Çevirmen: Duygu Yücel
Editör: Nurten Hatırnaz
Seri Sıralaması: 1/3
Kitap Kokusu Puanı: 4/5
Hayatım bir gecede sonsuza dek değişti.

Beau benim ilk aşkımdı. Sonra her şey altüst oldu. Artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Ona nedenini söyleyebilsem keşke. Ama söyleyemem. Hiç kimseye söyleyemem. Ona ne kadar ihtiyacım olduğunun farkında bile değilmişim. Ta ki gidişiyle yapayalnız kalana kadar.

Sonra Asher Hunt çıkageldi. Büyüleyici bakışları ve muzip gülümsemesiyle... Herkes ondan uzak durmamı söylüyordu. Oysa onun tek yaptığı beni esir alan acılarımı dindirmekti.

Ben, kaderimin o yağmurlu gecede mühürlendiğini sanıyordum ama Asher bana bunun sadece yeni bir başlangıç olduğunu gösterdi. Beni kurtardı. Bana yeniden umut verdi.

Ama şimdi hayatım bir sır yüzünden bir kez daha altüst olmak üzere…
İki yıl önce mutlu bir hayata sahip olan Kate şimdi kendini, hislerini, duygularını ve yaşadıklarını en yakın arkadaşından bile saklayarak yaşamına devam etmektedir. İki yıl önce arkadaşı ile birlikte gittiği bir partide yaşadığı yerin ve okulun en popüler ve en sevileni olan Drew Heston tarafından tecavüze uğramıştır. Tecavüze uğradığını ona kimsenin inanmayacağını düşünerek hiç kimseyle paylaşmamıştır. Çocukluğundan beri en yakın arkadaşı ve ilk aşık olduğu kişi Beau'yla bile.

''Hayat hiç adil değildi. Karmakarışıktı ve bizi taşıyabileceğimizden daha ağır yüklerle uğraşmak zorunda bırakıyordu. Bir gün gülümsetse bile, ertesi gün paramparça ediyordu insanı.''
                                                                                     

Aradan geçen iki yılda Kate'in değişimini herkes fark etmiştir. Bir zamanlar yakın arkadaşı olan Megan bile ona sırtını dönmüş ve şimdilerde onun değişimi ile dalga geçen birine dönüşmüştür.

Beau ise ona ne olduğunu anlatmadığı için öfkeliyken aynı zamanda onu daha fazla kendini kapatmaması için yardımcı olmaya çalışıyordur. Ama Beau'nun yaşadıkları yerden başka bir yerde üniversiteye başlayacak olması ikisi içinde çok zordur.
Beau'nun üniversiteye gitmesi ile kendini yalnız başına bulan Kate ise kendini işine vermeye başlamıştır. Beau'nun ona takılıp kalmaması ve onu unutması içinde bir şeyler yapması gerektiğini düşünmektedir. Aramalarına ya çok geç dönüyor ya da hiç dönmüyordur ve böyle yapınca Beau'nun onu unutacağını ve kendi hayatına tekrar döneceğini umut ediyordur.
Ama bir gün Kate kendi yalnızlığı ile boğuşurken onu bu karanlıktan kurtaracak biri çıkar: Asher Hunt. Kasabaya yeni gelmiş olması ve kimsenin onun hakkında pek bir şey bilmediğinden dolayı onunla çok yakınlaşmaması için herkes Kate'i uyarıyordur. Tüm uyarılara rağmen iki yaralı yürek olan Kate ve Asher birbirlerini tanımaya ve yaşadıklarını birbirlerine paylaşmaya başlarlar.
Kate, yaşadıklarını ilk defa biriyle paylaşıyordur ve Asher'a anlattıkça rahatladığını ve eski neşesine yavaş yavaş dönmeye başladığını düşünür.

''Sonsuza kadar yanımda olmayacağını bilmesine rağmen ona aşık olmama izin vermişti. Neden yapmıştı böyle bir şeyi? Beni bırakıp gideceğini bildiği halde ona aşık olmama neden izin vermişti?''


Her güzel şeyin bir sonu olması gibi Kate'in de yaşadıklarının bir sonu vardır. Mutluluğu ve kendini yeni bulmuş Kate hayatının yine çok kısa zamanda tersyüz olmasını izlemek zorunda kalacaktır. Yazımın bundan sonrası spoiler içerecektir!
Asher kendini Kate'e açmıştır ama gerçekten bilmesi gereken önemli şeyi söylememek için elinden geleni yapmaktadır. Sürekli bu konu hakkında babasıyla tartışan ve her seferinde yolun sonuna yaklaştığının farkındadır. Ben, Asher ve babasının konuşmalarından, Kate'in iki yıl önce yaşadığı olayla bağlantısı olduğunu düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe ve Asher'ın gizlediği gerçek ortaya çıkınca, hem Kate için hem de Asher için gerçekten üzüldüm. Bazıları mutluluğu zor yoldan ve çok uzun zaman sonra kavuşuyor ve kaybetmeleri de çok kısa sürebiliyor. Asher uzun zamandır kan kanseri ve neredeyse her tedavi yolunu denediği halde bir türlü atlatamıyor. Aslında bu duruma kitaplarda çok karşılaştık ama bende sevdiğim birini yeni kaybettiğim için bu satırları okurken kendimi Kate'in yerine koymakta hiç zorlanmadım. Bu yüzden de kitabın o sayfaları beni onu kaybettiğim zamana geri götürdü ve Kate ile birlikte bende o acıyı tekrar yaşadım. Büyük ihtimal kitapta böyle bir olayın olduğunu öğrenseydim kitabı ertelerdim ama bilmeyince inanın benim için çok zor oldu.

Onu seviyordum.
Sonsuza dek sevecektim. Biliyordum.
Kate'in Asher ile arkadaştan da öte olduğunu ve ona yaşadıklarını anlatmış olması Beau için çok zordur.  Kate ile arasına mesafe koymaya çalışan Beau, Kate'in ona en çok ihtiyacı olduğu zaman yanından oluyor. Kate kendisi için her şeyin bittiğini düşündüğü zaman aslında bambaşka biri olarak hayatında yeni bir sayfaya başlıyor. Kitabın sonunda da Kate'in yeni hayatı için attığı önemli adımlar ile dolu. Yeni bir şehir ve yeni başladığı üniversite hayatı ve belki de en önemlisi Beau ile başlayan yeni bir hayat. Kitabın sonu tam istediğim gibi çünkü herkes gibi Kate de mutluluğu sonuna kadar hak eden biri.

Yağmur yağarken beni düşün.
Kitapta biraz da rahatsız olduğum konuya değinmek istiyorum. Beni en çok rahatsız eden yazarın dilinin çok sade olmasıydı. Son sayfalarda duygusallıkla bunu çok fark etmedim ama kitabın başlarında ve sonlarında bunu açıkça fark ettim. Bunun haricinde kitap benden onayı aldı. Sizi hem üzerken aynı zamanda ders de veren bir kitap Yağmur Yağarken. Her çıkmazın sonunda bir umudun olduğu ve bu umuda sıkı sıkıya tutunmamız gerektiğini tekrar tekrar hatırlatıyor.

Benzer Yazılar

0 yorum

Tesekkürler :)

Bumerang

Bumerang - Yazarkafe